Osmanlı İmparatorluğu'nda 19. yüzyıla kadar Rum ve Arnavutların işlettiği meyhanelerde, çeşitli sultanlar tarafından uygulanan dini kısıtlamalar nedeniyle ağırlıklı olarak mezelerle birlikte şarap servis edilirdi. Meyhaneye gidenler arasında birçok Müslüman olmasına rağmen, şeriat otoriteleri zaman zaman onları yargılayabilmekteydi. Tanzimat Dönemi'nin (1839-1876) nispeten liberal atmosferiyle birlikte, Müslümanlar arasında meyhanelere gitme oranı önemli ölçüde arttı ve rakı, meyhaneye gidenlerin favorisi haline geldi. 20. yüzyılın sonlarına doğru Rakı bugünkü standart formunu aldı ve tüketimi şarabı geride bıraktı. Bu dönemde rakı, şarap fermantasyonu sırasında elde edilen üzüm posasının (cibre) damıtılmasıyla üretilirdi. Posa miktarı yeterli olmadığında, Avrupa'dan ithal edilen alkol eklenirdi. Anason eklenmezse, düz rakı adını alırken, damla sakızı eklenerek hazırlanan rakıya sakız rakısı veya özellikle Bozcaada'da üretiliyorsa mastika denirdi. Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte, üzüm bazlı rakı, devlete ait alkollü içki tekeli Tekel tarafından damıtılmaya başlandı ve ilk fabrika üretimi 1944'te İzmir'de gerçekleşti.
Rakı, anasonla üzüm alkolünün ikinci kez damıtılmasıyla yapılan, Türkiye'ye özgü aromatik, şeffaf bir içkidir. Genellikle sek veya suyla ya da maden suyuyla servis edilir, ancak her iki durumda da soğuk servis edilmelidir.
Trustpilot Reviews
Real reviews from real shoppers on Trustpilot.







